kira hukuku
Bursa’da konut ve işyeri kiralarının artmasıyla birlikte kiracı ile kiraya veren arasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıklar da önemli ölçüde çeşitlenmiştir. Kira bedelinin artırılması, kira tespit davası, tahliye talebi, tahliye taahhütnamesi, ihtiyaç nedeniyle tahliye, kira borcunun ödenmemesi, depozitonun iadesi, kiralananın zarar görmesi ve kira sözleşmesinin sona erdirilmesi bu uyuşmazlıkların başında gelmektedir.
Adil Hukuk Bürosu, Bursa’da kira hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda kiracıların ve kiraya verenlerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi, arabuluculuk süreçlerinin yürütülmesi, dava açılması, icra takiplerinin gerçekleştirilmesi ve devam eden kira davalarının takibi konularında hukuki hizmet sunmaktadır.
Bir Bursa kira avukatı ile hukuki süreç yürütülürken öncelikle kira sözleşmesi, ödeme kayıtları, ihtarnameler, tahliye taahhütnamesi bulunup bulunmadığı, kira ilişkisinin süresi ve taraflar arasındaki yazışmalar değerlendirilmelidir. Çünkü kira uyuşmazlıklarında küçük görünen bir tarih veya usul işlemi dahi davanın sonucunu doğrudan etkileyebilmektedir.
Bursa Kira Hukuku Avukatı Ne Yapar?
Kira hukuku yalnızca ödenmeyen kira bedellerinin tahsilinden ibaret değildir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında hem kiracının hem de kiraya verenin karşılıklı hak ve yükümlülükleri bulunmaktadır.
Kira hukuku alanında çalışan bir avukat, somut uyuşmazlığın özelliklerine göre tarafların hukuki durumunu değerlendirir ve izlenebilecek yöntem konusunda hukuki yol haritası oluşturur.
Bursa kira avukatı kapsamında karşılaşılabilecek başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:
- Kira tespit davaları
- Kira bedelinin artırılması uyuşmazlıkları
- İhtiyaç nedeniyle tahliye davaları
- Tahliye taahhütnamesine dayalı tahliye
- Kira borcunun ödenmemesi nedeniyle tahliye
- İki haklı ihtar nedeniyle tahliye
- On yıllık uzama süresine dayalı tahliye
- Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye
- Yeni malikin ihtiyacı nedeniyle tahliye
- Kiracının kiralananı amacı dışında kullanması
- Alt kiralama uyuşmazlıkları
- Depozitonun iadesi
- Kiralananda meydana gelen zararlar
- Aidat ve ortak gider uyuşmazlıkları
- Konut ve işyeri kira sözleşmeleri
- Kira alacağının tahsili
- İcra takibi yoluyla kira alacağının tahsili
- Kiracının tahliyesine ilişkin icra işlemleri
- Kira uyarlama davaları
- Kiracı ve ev sahibi arasındaki zorunlu arabuluculuk süreçleri
Her uyuşmazlığın hukuki şartları birbirinden farklıdır. Bu nedenle yalnızca benzer bir davada verilen karar üzerinden hareket edilmesi yerine mevcut kira ilişkisinin kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Bursa’da Kira Uyuşmazlıkları
Bursa, Türkiye’nin nüfus ve ekonomik faaliyet bakımından en büyük şehirlerinden biridir. Son yıllarda özellikle Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım, Mudanya, Gemlik, İnegöl, Gürsu ve Kestel gibi ilçelerde konut ve işyeri kiralamalarındaki hareketlilik kira hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların daha sık gündeme gelmesine neden olmaktadır.
Nilüfer’de yeni konut projeleri ve işyerleri, Osmangazi’de yoğun ticari faaliyetler, Yıldırım’daki konut kiraları, Mudanya ve Gemlik’teki konut ve yazlık nitelikteki taşınmazlar veya İnegöl’deki ticari işyerleri farklı özelliklerde kira sözleşmelerinin kurulmasına neden olabilmektedir.
Bu nedenle Bursa’daki kira uyuşmazlıklarında yalnızca kira bedeli değil; taşınmazın niteliği, sözleşmenin başlangıç tarihi, kullanım biçimi, tarafların ihtiyaçları ve sözleşmenin hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Adil Hukuk Bürosu, Bursa merkez başta olmak üzere Bursa’nın ilçelerinden kaynaklanan kira hukuku uyuşmazlıklarını değerlendirmektedir.
Bursa Kira Tespit Davası Avukatı
Kira tespit davaları, özellikle uzun süredir devam eden kira sözleşmelerinde en fazla karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklardan biridir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesine göre yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin artış bakımından tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı önem taşımaktadır. Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ise hâkim; TÜFE değişimi yanında kiralananın durumunu ve emsal kira bedellerini de dikkate alarak hakkaniyete uygun bir kira bedeli belirleyebilir.
Bu nedenle kira sözleşmesinin beş yılı doldurup doldurmadığı, kira tespit davalarında son derece önemlidir.
5 Yılı Dolduran Kiracıya Ne Kadar Zam Yapılabilir?
Beş yıldan uzun süredir devam eden kira ilişkilerinde mesele yalnızca yıllık TÜFE oranının uygulanmasından ibaret değildir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi kapsamında mahkeme;
- mevcut kira bedelini,
- tüketici fiyat endeksindeki değişimi,
- taşınmazın özelliklerini,
- konumunu,
- emsal taşınmazların kira bedellerini
- ve hakkaniyet ilkelerini
birlikte değerlendirebilir.
Örneğin Bursa Nilüfer’de beş veya daha uzun süredir aynı kiracının kullandığı bir taşınmazın mevcut kira bedeli, çevredeki benzer taşınmazların kira bedellerinden önemli ölçüde düşük kalmış olabilir. Böyle bir durumda kira tespit davasının şartlarının değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Ancak internette görülen emlak ilanları tek başına kesin kira bedelini belirlemez. Taşınmazın yaşı, metrekaresi, cephesi, bulunduğu kat, kullanım durumu, binanın özellikleri ve çevredeki gerçek emsal kiralamalar değerlendirmede önem taşıyabilir.
Bu nedenle Bursa kira tespit davası avukatı desteği alınırken dava açılmadan önce emsal araştırmasının ve kira ilişkisinin başlangıç tarihinin doğru belirlenmesi önemlidir.
Kira Artışında Yüzde 25 Sınırı Devam Ediyor mu?
Konut kiralarına ilişkin geçici yüzde 25 artış sınırlaması belirli bir dönem için uygulanmıştı. Düzenleme 2024 yılında sona ermiş olup günümüzde kira artışında Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri esas alınmaktadır. Geçici düzenlemenin 2 Temmuz 2024 tarihine kadar uygulanacağı Adalet Bakanlığı tarafından da açıklanmıştı.
Bu nedenle güncel kira artışı değerlendirilirken artık otomatik olarak yüzde 25 sınırından hareket edilmemelidir.
Bursa Tahliye Avukatı
Kiraya verenin kiracıyı taşınmazdan çıkarmak istemesi tek başına tahliye için yeterli değildir.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının tahliyesi Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen belirli şartlara bağlıdır.
Kiraya verenin;
“Kira sözleşmesinin süresi doldu, kiracıyı çıkarabilirim.”
şeklindeki düşüncesi her durumda doğru değildir.
Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, sözleşme süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadığı takdirde kira sözleşmesi kural olarak bir yıl uzamaktadır. Kiraya veren yalnızca sözleşmenin süresinin sona ermesine dayanarak kiracıyı tahliye edemez. Kanunda on yıllık uzama süresi bakımından ayrıca düzenleme bulunmaktadır.
Bu nedenle bir Bursa tahliye avukatı tarafından öncelikle hangi tahliye sebebinin mevcut olduğu değerlendirilmelidir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası
Konut ve işyeri kiralarında en sık karşılaşılan tahliye nedenlerinden biri ihtiyaçtır.
Kiraya verenin kendisinin veya kanunda belirtilen yakınlarının konut ya da işyeri ihtiyacının bulunması halinde belirli koşullar altında tahliye davası açılması gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca;
“Evimi kullanmak istiyorum.”
şeklindeki bir açıklama her durumda tahliye için yeterli olmayabilir.
İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı somut olay kapsamında değerlendirilir.
Örneğin;
- malikin kendisinin kirada oturması,
- evlilik nedeniyle konut ihtiyacının ortaya çıkması,
- çocuklardan birinin ayrı konuta ihtiyaç duyması,
- Bursa’ya başka şehirden taşınma,
- mevcut konutun ihtiyacı karşılamaması
gibi durumlar somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeye konu olabilir.
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında ayrıca kanundaki sürelerin doğru takip edilmesi gerekir.
Yeni Malik Kiracıyı Tahliye Edebilir mi?
Kiracılı bir taşınmazın satın alınması, kiracının kendiliğinden tahliye edilmesi sonucunu doğurmaz.
Yeni malikin kendisi veya kanunda belirtilen yakınları açısından gerçek ve samimi bir konut ya da işyeri ihtiyacı bulunması halinde kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde tahliye talep edilmesi mümkün olabilir.
Ancak burada da taşınmazın edinilme tarihi, kiracıya yapılacak bildirim ve davanın açılacağı tarih önem taşımaktadır.
Özellikle Bursa’da yatırım amacıyla kiracılı daire satın alan kişilerin, taşınmazı satın almadan önce mevcut kira sözleşmesini incelemesi yararlı olacaktır.
Tahliye Taahhütnamesi Nedeniyle Tahliye
Kira hukukunda en çok tartışılan konulardan biri tahliye taahhütnamesidir.
Tahliye taahhütnamesi belirli hukuki şartları taşıdığı takdirde kiracının tahliyesine dayanak oluşturabilir.
Ancak her tahliye taahhüdü otomatik olarak geçerli kabul edilmez.
Taahhütnamenin;
- kiralananın tesliminden sonra verilmesi,
- kiracının tahliye iradesini içermesi,
- tahliye tarihinin belirlenebilir olması
gibi hususlar hukuki değerlendirmede önem taşır.
Özellikle kira sözleşmesiyle aynı anda alınan veya boş olarak imzalatıldığı iddia edilen tahliye taahhütnameleri uygulamada ciddi uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.
Bu nedenle tahliye taahhüdüne dayanılarak işlem yapılmadan önce belgenin hukuki niteliğinin incelenmesi önemlidir.
Kirayı Ödemeyen Kiracının Tahliyesi
Kiracının temel yükümlülüklerinden biri kira bedelini kararlaştırılan zamanda ödemektir.
Kira bedelinin ödenmemesi durumunda kiraya verenin hem alacağını talep etmesi hem de şartları oluşmuşsa tahliye süreci başlatması mümkün olabilir.
Bu süreçte;
- kira borcunun miktarı,
- hangi aylara ilişkin olduğu,
- banka ödeme kayıtları,
- kira sözleşmesindeki ödeme tarihi,
- yapılan ihtarlar,
- icra takipleri
önem taşımaktadır.
Kiraya veren bakımından yanlış miktar üzerinden veya yanlış hukuki yöntemle takip başlatılması süreci uzatabilir.
Kiracı bakımından ise yapılmış ödemelerin banka dekontlarıyla ispatlanması büyük önem taşıyabilir.
Bir Bursa kira avukatı, kira borcunun tahsili veya tahliye sürecinde mevcut belgelere göre uygulanabilecek hukuki yöntemleri değerlendirebilir.
İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye
Kiracının kira bedelini zamanında ödememesi nedeniyle aynı kira yılı içerisinde kanunun aradığı şartları taşıyan iki haklı ihtara sebebiyet vermesi halinde kiraya veren açısından tahliye davası gündeme gelebilir.
Ancak iki haklı ihtar nedeniyle tahliye teknik ve süreye bağlı bir hukuki süreçtir.
İhtarların hangi dönemlere ilişkin olduğu, kira bedelinin hangi tarihte ödendiği ve davanın ne zaman açıldığı önem taşımaktadır.
Bu nedenle sadece iki adet ihtar gönderilmiş olması her durumda tahliye kararı verileceği anlamına gelmez.
10 Yıllık Kiracı Tahliye Edilebilir mi?
Uzun süredir aynı taşınmazda oturan kiracıların durumu da kira hukukunda sıkça sorulmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesinde konut ve çatılı işyeri kiralarında on yıllık uzama süresi sonrasında kiraya veren bakımından özel bir sona erdirme imkânı düzenlenmiştir.
Kanuna göre on yıllık uzama süresinin ardından kiraya veren, bunu takip eden uzama yıllarının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak şartıyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmenin sona ermesini sağlayabilir.
Ancak burada kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ile on yıllık uzama süresinin birbirinden ayrılması önemlidir.
Dolayısıyla basitçe “Kiracı 10 yıldır oturuyor, doğrudan tahliye edilir.” şeklinde değerlendirme yapılması doğru değildir. Tarih hesabının somut sözleşme üzerinden yapılması gerekir.
Bursa Kira Arabuluculuk Avukatı
Kira hukukunda önemli değişikliklerden biri kira uyuşmazlıklarının dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmasıdır.
1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Bu kapsamda;
- kira tespit uyuşmazlıkları,
- ihtiyaç nedeniyle tahliye,
- kira alacağı,
- depozito uyuşmazlıkları,
- kira sözleşmesinden kaynaklanan pek çok uyuşmazlık
bakımından dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin yürütülmesi gerekebilir.
Arabuluculuk yalnızca bir formalite olarak görülmemelidir.
Tarafların anlaşması halinde uzun sürebilecek bir dava süreci başlamadan;
- tahliye tarihi,
- yeni kira bedeli,
- geçmiş kira borçları,
- ödeme takvimi,
- depozito,
- taşınmazın teslim şekli
gibi hususlarda kapsamlı bir çözüm oluşturulabilir.
Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılı faaliyet raporuna göre, kira hukukundan kaynaklanan 148.599 uyuşmazlık arabuluculukta anlaşmayla sonuçlanmıştır.
Bu veriler kira uyuşmazlıklarında arabuluculuğun uygulamadaki önemini de göstermektedir.
Bursa Kiracı Avukatı – Kiracının Hakları Nelerdir?
Kira hukukunda yalnızca ev sahibinin değil kiracının da kanundan kaynaklanan önemli hakları bulunmaktadır.
Kiracı;
- hukuka aykırı şekilde taşınmazdan çıkarılamaz,
- kira sözleşmesinin yalnızca süresinin dolması nedeniyle her durumda tahliyeye zorlanamaz,
- hukuka aykırı kira artışlarına karşı haklarını kullanabilir,
- depozitonun hukuka uygun şekilde iadesini talep edebilir,
- kiralananın kullanıma elverişli halde tutulmasını isteyebilir,
- haklı olmayan tahliye taleplerine karşı savunma yapabilir.
Ev sahibinin elektrik, su veya doğalgazı kestirmesi, kilidi değiştirmesi ya da kiracıyı fiilen taşınmazdan çıkarmaya çalışması gibi yöntemler hukuken ciddi sorunlara neden olabilir.
Tahliye sürecinin kanunda belirlenen yöntemlerle yürütülmesi gerekir.
Kiracı açısından da kira bedelinin zamanında ödenmesi, taşınmazın özenle kullanılması ve kira sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklere uyulması önemlidir.
Bursa Ev Sahibi Avukatı – Kiraya Verenin Hakları
Kiraya veren de kira ilişkisinde kanundan kaynaklanan çeşitli haklara sahiptir.
Kiraya veren;
- kira bedelinin zamanında ödenmesini,
- taşınmazın sözleşmeye uygun kullanılmasını,
- kiralananın özenli kullanılmasını,
- şartları oluştuğunda tahliyeyi,
- kira alacaklarının tahsilini,
- zararların giderilmesini
talep edebilir.
Ancak bu hakların kullanılmasında Türk Borçlar Kanunu’nda belirlenen şartlara ve sürelere uyulması gerekir.
Bu nedenle Bursa ev sahibi avukatı arayışında olan kiraya verenler bakımından dava veya icra takibi başlatılmadan önce hangi hukuki yolun daha uygun olduğunun değerlendirilmesi önem taşır.
Bursa İşyeri Kira Avukatı
Kira hukuku yalnızca konut kiralarından ibaret değildir.
Dükkan, ofis, fabrika, depo, restoran, mağaza ve diğer çatılı işyeri kiralarında da önemli hukuki uyuşmazlıklar yaşanabilmektedir.
Özellikle Bursa’nın sanayi ve ticaret açısından gelişmiş olması nedeniyle;
Osmangazi, Nilüfer, İnegöl, Kestel, Gürsu, Gemlik ve diğer bölgelerde
işyeri kira sözleşmeleri önemli bir hukuki alan oluşturmaktadır.
İşyeri kira uyuşmazlıklarında;
- kira bedeli,
- tahliye,
- ortak giderler,
- işyerindeki tadilatlar,
- kira sözleşmesinin devri,
- alt kiralama,
- faaliyet ruhsatları,
- erken tahliye,
- kira borçları
gibi farklı sorunlarla karşılaşılabilir.
Ticari işletmeler açısından işyerinin tahliyesi faaliyetlerin devamlılığını doğrudan etkileyebileceğinden kira sözleşmesinin başlangıç aşamasında hukuki açıdan incelenmesi de önemlidir.
Kira Sözleşmesi Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Birçok kira uyuşmazlığı henüz sözleşme hazırlanırken yapılan eksikliklerden kaynaklanmaktadır.
Kira sözleşmesinde mümkün olduğunca açık şekilde;
- kiralananın adresi ve niteliği,
- aylık kira bedeli,
- ödeme tarihi,
- ödeme yöntemi,
- kira artış yöntemi,
- depozito,
- aidat ve yan giderler,
- kullanım amacı,
- demirbaşlar,
- teslim durumu,
- özel şartlar
belirlenmelidir.
Özellikle ticari kira sözleşmelerinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin ayrıntılı düzenlenmesi daha sonra ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları azaltabilir.
Depozito İade Edilmezse Ne Yapılabilir?
Kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biri depozitonun iadesidir.
Kiraya veren, taşınmazda kiracıdan kaynaklanan bir zarar bulunduğunu iddia ederek depozitoyu iade etmek istemeyebilir.
Kiracı ise taşınmazı aldığı şekilde teslim ettiğini ileri sürebilir.
Bu uyuşmazlıklarda;
- taşınmazın teslim tutanağı,
- fotoğraflar,
- kira sözleşmesi,
- demirbaş listesi,
- hasarın niteliği
önem taşıyabilir.
Normal kullanımdan kaynaklanan yıpranma ile kiracının kusuru nedeniyle meydana gelen zararların birbirinden ayrılması gerekir.
Kiracı Evi Erken Tahliye Ederse Ne Olur?
Kiracının kira sözleşmesinin sona ermesini beklemeden taşınmazı terk etmesi de taraflar arasında uyuşmazlık yaratabilir.
Kiracının anahtarı teslim etmesi, taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği süre ve kira sözleşmesinin hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle kiracıların yalnızca evi boşaltarak kira ilişkisinin sona erdiğini düşünmemeleri; teslim işlemini ispat edilebilir şekilde gerçekleştirmeleri önemlidir.
Bursa’da Kira Davalarına Hangi Mahkeme Bakar?
Kira ilişkisinden kaynaklanan davaların önemli bir bölümü Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmektedir.
Ancak somut uyuşmazlığın niteliğine göre dava açılmadan önce görev, yetki, arabuluculuk şartı ve uygulanacak usulün ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Yanlış mahkemede dava açılması veya dava şartlarının yerine getirilmemesi sürecin uzamasına ve ek masraflara neden olabilir.
Bursa’nın Hangi İlçelerinde Kira Hukuku Hizmeti Veriliyor?
Adil Hukuk Bürosu Bursa merkezli olarak kira hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkları değerlendirmektedir.
Başta;
Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım olmak üzere;
Mudanya, Gemlik, İnegöl, Gürsu, Kestel, Orhangazi, İznik, Karacabey, Mustafakemalpaşa, Yenişehir, Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan
ilçelerinde bulunan taşınmazlardan kaynaklanan kira hukuku uyuşmazlıklarında hukuki destek sağlanabilmektedir.
Özellikle Nilüfer’deki konut ve işyeri kiraları, Osmangazi’deki ticari taşınmazlar, Yıldırım’daki konut kiraları, Mudanya’daki konut ve yazlık taşınmazlar ile İnegöl’deki işyeri kiraları bakımından farklı hukuki sorunlar ortaya çıkabilmektedir.
Taşınmazın bulunduğu bölgeden bağımsız olarak kira sözleşmesinin içeriği ve somut olayın özellikleri belirleyici olacaktır.
Bursa Kira Avukatı Seçiminde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Kira uyuşmazlıkları önemli ölçüde süre ve usul kurallarına bağlıdır.
Tahliye davasının yanlış tarihte açılması, ihtarın usule uygun olmaması, arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi veya kira tespit davasında dönemin yanlış belirlenmesi hak kaybına neden olabilir.
Bu nedenle Bursa kira avukatı araştırılırken yalnızca uyuşmazlığın sonucuna değil, sürecin hangi hukuki temele dayandırılacağına da dikkat edilmelidir.
Avukata yapılacak ilk başvuruda mümkünse;
- kira sözleşmesi,
- tahliye taahhütnamesi,
- banka dekontları,
- ihtarnameler,
- mesaj ve yazışmalar,
- icra belgeleri,
- tapu bilgileri
hazır bulundurulmalıdır.
Bu belgeler hukuki durumun daha sağlıklı değerlendirilmesine yardımcı olacaktır.
Adil Hukuk Bürosu – Bursa Kira Avukatı
Adil Hukuk Bürosu, Bursa’da kira hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda kiracı ve kiraya verenlerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi ve gerekli hukuki süreçlerin yürütülmesi kapsamında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
Kira uyuşmazlıklarında yapılan çalışma yalnızca dava açılmasından ibaret değildir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre;
- kira sözleşmesinin incelenmesi,
- hukuki durum analizi,
- ihtarname hazırlanması,
- zorunlu arabuluculuk,
- kira tespit davası,
- tahliye davası,
- tahliye taahhütnamesine dayalı işlemler,
- kira alacağının tahsili,
- icra takibi,
- depozito uyuşmazlıkları,
- kira sözleşmesinin hazırlanması,
- istinaf ve diğer kanun yolu süreçleri
yürütülebilmektedir.
Bursa Kira Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ev sahibi istediği zaman kiracıyı çıkarabilir mi?
Hayır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye için kanunda öngörülen şartlardan birinin bulunması ve gerekli hukuki prosedürün uygulanması gerekir.
Kira sözleşmesi bir yıllıksa kiracı bir yıl sonunda çıkmak zorunda mı?
Kural olarak hayır. Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde, kiracı sürenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme bir yıl daha uzamış sayılır. Kiraya veren yalnızca sözleşme süresinin dolmasına dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez.
Beş yıllık kiracıya kira tespit davası açılabilir mi?
Şartları bulunuyorsa beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira ilişkilerinde TBK 344 kapsamında emsal kira bedelleri de dikkate alınarak kira bedelinin tespit edilmesi talep edilebilir.
Kira davalarında arabuluculuk zorunlu mu?
1 Eylül 2023 tarihinden itibaren ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin istisna dışında kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava öncesinde arabuluculuğa başvurulması kural olarak dava şartıdır.
Tahliye taahhütnamesi varsa kiracı kesin çıkar mı?
Her tahliye taahhütnamesinin geçerliliği ve kullanılabilirliği kendi koşulları içerisinde değerlendirilmelidir. Taahhüdün düzenlenme şekli, tarihi ve hukuki şartları önemlidir.
Kiracı kira ödemezse ne yapılabilir?
Kira alacağı için icra takibi yapılması ve şartların oluşması durumunda tahliye talep edilmesi mümkün olabilir. Uygulanacak yöntem mevcut kira sözleşmesi ve ödeme durumuna göre belirlenmelidir.
Ev sahibi kiracının elektrik veya suyunu kesebilir mi?
Tahliye işlemlerinin hukuki yollarla gerçekleştirilmesi gerekir. Kiracının fiilen taşınmazdan çıkarılmasına yönelik hukuka aykırı yöntemler taraflar açısından farklı hukuki sorumluluklara yol açabilir.
Bursa kira tespit davası ne kadar sürer?
Davanın süresi mahkemenin iş yüküne, bilirkişi incelemesine, keşif yapılmasına ve tarafların delillerine göre değişebilir. Bu nedenle her dava için kesin bir süre verilmesi mümkün değildir.
Bursa’da Kira Hukuku Uyuşmazlıklarında Hukuki Destek
Kira ilişkileri hem kiracı hem de kiraya veren açısından önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir. Özellikle tahliye, kira bedelinin tespiti ve yüksek miktardaki kira alacaklarında yapılacak hatalı işlemler sürecin uzamasına veya hak kaybına neden olabilir.
Bu nedenle kira uyuşmazlığının ortaya çıkmasından sonra sözleşme, ödeme kayıtları ve diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Adil Hukuk Bürosu – Bursa Kira Avukatı, Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım başta olmak üzere Bursa genelinde konut ve işyeri kiralarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık, arabuluculuk, dava ve icra süreçlerine ilişkin hizmet sunmaktadır.
Kira tespit davası, ihtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhütnamesi, kira borcu, iki haklı ihtar, depozito, kira artışı, işyeri kiraları ve diğer kira hukuku uyuşmazlıklarında her somut olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Adil Hukuk Bürosu, Bursa’daki kira hukuku uyuşmazlıklarında sürecin hukuka uygun, planlı ve hak kayıplarını önlemeye yönelik şekilde yürütülmesi amacıyla hukuki çalışma gerçekleştirmektedir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın hukuki özellikleri farklı olduğundan içerikte yer alan bilgiler doğrudan hukuki görüş veya sonuç garantisi olarak değerlendirilmemelidir.

Yorum bırakın