İçeriğe geç

Bursa Ceza Avukatı

Bursa ceza avukatı arayışı çoğu zaman bir telefonla başlar: Bir yakınınız gözaltına alınmıştır, emniyetten ya da savcılıktan ifadeye çağrıldınız veya kapınıza bir iddianame tebligatı geldi. Bu anlarda atılan ilk adım, dosyanın bütün seyrini belirleyebilir. Kollukta verilen bir ifade, tutuklama kararına karşı kaçırılan bir itiraz süresi veya zamanında toplanmayan bir kamera kaydı, aylarca sürecek bir yargılamanın sonucunu doğrudan etkiler.

Bu rehberde, Bursa’da ceza davası süreçlerini soruşturmanın ilk gününden Yargıtay’daki temyiz incelemesine kadar adım adım anlattık. Gözaltı ve ifade haklarınızı, tutuklama ile adli kontrolün şartlarını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve erteleme gibi cezayı doğrudan etkileyen kurumları, 7499 sayılı Kanun ile değişen güncel itiraz, istinaf ve temyiz sürelerini, Bursa’daki görevli mahkemeleri ve 2026 yılı avukatlık ücretlerini tek sayfada bulacaksınız. Büromuzun ceza davalarındaki hizmetleri için Bursa ceza avukatı hizmet sayfamızı da inceleyebilirsiniz.

Kısaca: Bursa’da ceza dosyanız varsa bilmeniz gereken 6 şey
  • Gözaltında ve ifadede susma hakkınız ve avukat isteme hakkınız vardır; avukatsız kolluk ifadesi, hâkim önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
  • Gözaltı süresi kural olarak 24 saattir; toplu suçlarda savcının yazılı emriyle 3 güne kadar uzatılabilir.
  • Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz süresi artık 2 haftadır (7499 sayılı Kanun, 1 Haziran 2024’ten itibaren).
  • İstinaf ve temyiz süreleri de 2 haftadır ve kural olarak gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren işler.
  • Merkez ilçelerdeki soruşturmaları Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı yürütür; istinaf incelemesini Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri yapar.
  • Bursa Barosu 2025-2026 tavsiye tarifesine göre sanık müdafiliği ücreti asliye cezada 125.000 TL, ağır cezada 180.000 TL‘den başlar.

Bir yakınınız gözaltında mı, ifadeye mi çağrıldınız?
İfade vermeden önce bir ceza avukatıyla görüşün. Adil Hukuk Bürosu’na Bursa Adliyesi’ne yakın Tüze Plaza’daki ofisimizden 7 gün 24 saat ulaşabilirsiniz. Google’da 115 değerlendirmede 5,0 puan.

📞 0506 363 59 06 WhatsApp’tan yazın

Bursa Ceza Avukatı Kimdir, Ne Yapar?

Ceza avukatı, suç isnadıyla karşılaşan kişiyi (şüpheli veya sanık) savunan ya da suçtan zarar gören kişiyi (mağdur, müşteki, katılan) temsil eden avukattır. Kanundaki adı müdafi (savunan avukat) ve vekildir (mağdur avukatı). Bursa ceza avukatı ise bu görevi Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Bursa Adliyesi’ndeki sulh ceza hâkimlikleri, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi önünde yürüten avukattır.

Ceza yargılaması, kişi özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren tek yargı alanıdır. Bu nedenle ceza avukatının işi yalnızca duruşmaya girip savunma yapmaktan ibaret değildir. Etkili bir savunma, çoğu zaman dosya henüz savcılıktayken, hatta ilk ifade alınmadan önce başlar.

Şüpheli ve sanık müdafiliği

Soruşturma evresinde suç şüphesi altındaki kişiye şüpheli, iddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma evresinde ise sanık denir (CMK m. 2). Müdafi olarak ceza avukatının başlıca görevleri şunlardır:

Mağdur, müşteki ve katılan vekilliği

Ceza avukatı yalnızca suçlanan kişiyi savunmaz. Suçtan zarar gören kişi de sürecin önemli bir tarafıdır. Mağdur vekili olarak avukat; şikâyet dilekçesini hazırlar, delillerin kaybolmadan toplanmasını sağlar, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz eder, davaya katılan sıfatıyla dahil olur ve hükme karşı kanun yollarına başvurur. Suçtan doğan maddi ve manevi zararlar için ayrıca tazminat davası açılabilir.

“Ağır ceza avukatı” diye ayrı bir unvan var mı?

Hayır. Türk hukukunda “ağır ceza avukatı” ya da “uzman ceza avukatı” şeklinde resmî bir unvan bulunmaz; baroya kayıtlı her avukat tüm ceza mahkemelerinde görev alabilir. Bu ifadeler, ağır ceza mahkemelerinde görülen ve yüksek hapis cezası öngören dosyalarda yoğun çalışan avukatları tanımlamak için kullanılır. Ancak uygulamada ceza hukuku, sürelerin çok kısa ve usul kurallarının çok sıkı olduğu bir alan olduğundan, bu alanda düzenli olarak dosya takip eden bir avukatla çalışmak önemli bir avantaj sağlar.

Ceza Avukatına Ne Zaman Başvurmalısınız?

En doğru cevap: Mümkün olan en erken anda. Ceza dosyalarında yapılan pek çok hata sonradan telafi edilemez. Özellikle aşağıdaki durumlardan birindeyseniz vakit kaybetmeden bir ceza avukatıyla görüşmeniz gerekir:

  1. Emniyetten, jandarmadan veya savcılıktan ifadeye çağrıldıysanız. Hangi sıfatla (şüpheli, tanık, müşteki) çağrıldığınızı öğrenin ve ifade öncesinde avukatınızla görüşün.
  2. Bir yakınınız gözaltına alındıysa. Gözaltındaki kişi avukatıyla her zaman ve tanık olmadan görüşebilir (CMK m. 154).
  3. Evinizde ya da işyerinizde arama yapıldıysa veya eşyalarınıza el konulduysa.
  4. UYAP veya e-Devlet üzerinden adınıza bir soruşturma kaydı gördüyseniz.
  5. İddianame, duruşma davetiyesi veya karar tebligatı aldıysanız. Tebligattaki süreler işlemeye başlamış olabilir.
  6. Hakkınızda yakalama kararı olduğunu öğrendiyseniz. Kendiliğinden teslim olma ve ifade verme sürecinin bir avukatla planlanması, tutuklama değerlendirmesini etkileyebilir.
  7. Bir suçun mağduru olduysanız. Şikâyete bağlı suçlarda 6 aylık şikâyet süresi vardır ve deliller (kamera kayıtları, mesajlar) zamanla kaybolur.
  8. Hakkınızda verilen bir karara karşı itiraz, istinaf veya temyiz süreniz işliyorsa.
Önemli: “Nasılsa suçsuzum, anlatırım” düşüncesiyle avukatsız ifade vermek en sık yapılan hatalardan biridir. İfadeniz dosyada yargılamanın sonuna kadar kalır ve sonraki beyanlarınızla arasındaki her çelişki aleyhinize yorumlanabilir.

Ceza Yargılaması Süreci Adım Adım

Türk ceza muhakemesi iki ana evreden oluşur: soruşturma ve kovuşturma. Soruşturmayı Cumhuriyet savcısı yürütür; kovuşturma ise iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar sürer. Süreç 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ile düzenlenir.

Ceza yargılaması süreci adım adım: suç ihbarı, soruşturma, savcılık kararı, kovuşturma, hüküm, istinaf ve temyiz
Ceza yargılaması süreci: ihbardan kanun yollarına kadar altı temel aşama

1. Soruşturma evresi

Savcılık, ihbar veya şikâyet yoluyla ya da başka bir şekilde bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez, kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek için işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK m. 160). Savcı, yalnızca şüphelinin aleyhine değil lehine olan delilleri de toplamakla yükümlüdür. Bu evrede ifadeler alınır, tanıklar dinlenir, kamera kayıtları ve HTS kayıtları istenir, bilirkişi incelemesi yaptırılır; gerekirse gözaltı, arama, el koyma ve tutuklama gibi koruma tedbirlerine başvurulur.

Soruşturma evresinde müdafinin dosyayı inceleme yetkisi vardır. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse sulh ceza hâkimi bu yetkiyi kısıtlayabilir; ancak şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve müdafinin hazır bulunabileceği işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlanamaz (CMK m. 153).

2. Savcılığın vereceği kararlar

Soruşturmanın sonunda savcı genellikle şu kararlardan birini verir:

3. İddianamenin kabulü veya iadesi

İddianame mahkemeye verildikten sonra mahkeme 15 gün içinde dosyayı inceler. Eksik ya da hatalı bir iddianame, eksiklikleri belirtilerek savcılığa iade edilebilir (CMK m. 174). İade edilmezse iddianame kabul edilmiş sayılır ve kovuşturma evresi başlar. Bu andan itibaren müdafi, dosyanın tamamını kısıtlamasız inceleyebilir.

4. Kovuşturma evresi

Mahkeme tensip zaptı düzenler, duruşma gününü belirler ve tarafları çağırır. Duruşmada sanığın sorgusu yapılır, tanıklar dinlenir, deliller tartışılır ve savcı esas hakkındaki mütalaasını verir. Ardından sanık ve müdafi savunmasını yapar; son söz her zaman sanığındır.

5. Hüküm

Yargılamanın sonunda mahkemenin verebileceği başlıca hükümler CMK m. 223’te sayılmıştır:

6. Kanun yolları

Hükme karşı Bölge Adliye Mahkemesine istinaf, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı ise Yargıtay’a temyiz yoluna gidilebilir. Hâkim kararlarına karşı ise itiraz yolu öngörülmüştür. Bu yolların süreleri aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Gözaltı ve İfade: Haklarınız Neler?

Ceza sürecinin en kritik anı çoğu zaman ilk saatlerdir. Gözaltındaki kişi stres altındadır, dosyayı bilmez ve ne söylemesi gerektiğini kestiremez. Oysa bu saatlerde verilen ifade, yargılamanın sonuna kadar dosyada kalır.

Gözaltında ve ifadede haklarınız: susma hakkı, müdafi hakkı, yakınlara haber verme, suçlamayı öğrenme, delil toplanmasını isteme ve gözaltına itiraz
Gözaltında ve ifade sırasında kanunun size tanıdığı temel haklar

Gözaltı süresi ne kadardır?

Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir (CMK m. 91). Terör suçları gibi bazı suç tiplerinde özel kanunlarla farklı süreler öngörülmüştür. Gözaltı süresinin sonunda kişi ya serbest bırakılır ya da tutuklama veya adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilir.

İfade alınırken sahip olduğunuz haklar

CMK m. 147 uyarınca ifade alma ve sorgu sırasında şüpheliye şu haklar hatırlatılmak zorundadır:

Yasak sorgu yöntemleri ve kollukta avukatsız ifade

Kötü davranma, işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, bedensel veya ruhsal zor kullanma, kanuna aykırı bir yarar vaat etme gibi yöntemlerle alınan ifadeler, rıza olsa bile delil olarak kullanılamaz. Ayrıca müdafi hazır bulunmadan kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148). Bu kural, avukatın ifadedeki varlığının neden bu kadar önemli olduğunu açıkça gösterir.

Zorunlu müdafi: Avukat ne zaman kendiliğinden atanır?

Şüpheli veya sanık; 18 yaşını doldurmamış, kendisini savunamayacak derecede malul, sağır veya dilsiz ise, ya da alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan soruşturma veya kovuşturma yürütülüyorsa, istemi aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilir (CMK m. 150). Tutuklama talebiyle hâkim önüne çıkarılan şüpheli için de müdafi görevlendirilmesi zorunludur (CMK m. 101/3). Bursa’da bu görevlendirmeler Bursa Barosu CMK servisi tarafından yapılır (CMK Servisi: 0224 272 50 44). Dilerseniz baro görevlendirmesi yerine kendi seçtiğiniz avukatla da çalışabilirsiniz.

Gözaltına itiraz

Yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derece kan hısımı, yakalama işlemine, gözaltına alma veya gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin yazılı emre karşı hemen serbest bırakılmak için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim incelemeyi evrak üzerinde yapar ve en geç 24 saat içinde karar verir (CMK m. 91/5).

İfadeye çağrıldıysanız yapmanız gereken 5 adım: çağrının türünü öğrenin, dosya numarasını not alın, avukatınızla görüşün, delilleri toplayın, ifadeyi okumadan imzalamayın
Emniyet veya savcılıktan ifadeye çağrıldığınızda izlemeniz gereken 5 adım

İfade vermeden önce yapmanız gerekenler

  1. Çağrının türünü öğrenin: Şüpheli, tanık veya müşteki olarak çağrılmanız, haklarınızı ve yükümlülüklerinizi değiştirir. Tanıkların gerçeği söyleme yükümlülüğü vardır; şüphelinin ise susma hakkı vardır.
  2. Soruşturma numarasını not alın: Hangi savcılık bürosu veya kolluk biriminin çağırdığını ve dosya numarasını kaydedin.
  3. Avukatınızla önceden görüşün: Avukatınız dosyayı inceleyerek size yöneltilecek soruları ve aleyhinizdeki delilleri önceden değerlendirebilir.
  4. Delillerinizi hazırlayın: Mesaj yazışmaları, kamera kayıtlarının bulunduğu yerler, tanık isimleri, banka dekontları, sağlık raporları gibi belgeleri bir araya getirin.
  5. İfade tutanağını okumadan imzalamayın: Söylemediğiniz bir cümle yazılmışsa veya beyanınız eksik geçmişse düzeltilmesini isteyin.

İfadeye mi çağrıldınız? İfade öncesi dosya incelemesi ve savunma hazırlığı için büromuza ulaşın.

📞 Hemen arayın WhatsApp ile yazın

Tutuklama, Adli Kontrol ve Tahliye

Tutuklama, henüz hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmayan kişinin özgürlüğünden geçici olarak yoksun bırakılmasıdır. Bu nedenle bir ceza değil, istisnai bir koruma tedbiridir ve ancak kanundaki şartlar birlikte gerçekleştiğinde uygulanabilir.

Tutuklamanın şartları

CMK m. 100 uyarınca tutuklama kararı verilebilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:

Kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, cinsel saldırı, yağma gibi kanunda sayılan katalog suçlarda kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklama nedeni var sayılabilir (CMK m. 100/3). Buna karşılık kural olarak sadece adli para cezası gerektiren suçlarda ve üst sınırı iki yılı geçmeyen hapis cezalı suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m. 100/4).

Tutuklamaya itiraz ve tahliye talebi

Tutuklama kararına karşı 2 hafta içinde itiraz edilebilir. 7499 sayılı Kanun ile CMK m. 268’deki itiraz süresi 7 günden 2 haftaya çıkarılmış ve bu değişiklik 1 Haziran 2024’ten itibaren uygulanmaya başlanmıştır. İtiraz, kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilir; karar düzeltilmezse itirazı incelemekle görevli merci karar verir.

İtiraz süresinden bağımsız olarak, tutuklu kişi soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında tahliye talebinde bulunabilir (CMK m. 104). Ayrıca tutuklu şüphelinin tutukluluğunun devamının gerekip gerekmediği, soruşturma evresinde en geç 30 günlük sürelerle incelenir (CMK m. 108). İyi hazırlanmış bir tahliye dilekçesi; yeni delilleri, değişen koşulları, sanığın ikametini, ailevi ve mesleki durumunu, adli kontrolün yeterli olacağını somut olarak ortaya koymalıdır.

Tutukluluk süreleri

Dosya türüAzami tutukluluk süresiUzatma
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler1 yılZorunlu hâllerde gerekçesiyle 6 ay daha
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler2 yılZorunlu hâllerde uzatılabilir; toplam 3 yılı geçemez
Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve toplu suçlar2 yılUzatma ile toplam 5 yılı geçemez

Kaynak: CMK m. 102. Suça sürüklenen çocuklar için daha kısa süreler uygulanır.

Adli kontrol: Tutuklamaya alternatif

Tutuklama nedenlerinin bulunduğu hâllerde, tutuklama yerine şüphelinin adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m. 109). Tutuklama yasağı bulunan suçlarda da adli kontrol uygulanabilir. En sık karşılaşılan adli kontrol yükümlülükleri şunlardır:

Adli kontrol kararlarına karşı da 2 hafta içinde itiraz edilebilir. Uzun süre devam eden ve kişinin çalışma hayatını engelleyen yükümlülüklerin kaldırılması veya hafifletilmesi her zaman talep edilebilir.

Haksız gözaltı ve tutuklama tazminatı

Kanuna aykırı olarak yakalanan, gözaltına alınan veya tutuklanan; ya da kanuna uygun şekilde tutuklandığı hâlde sonradan kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi, uğradığı maddi ve manevi zararı devletten talep edebilir (CMK m. 141). 7499 sayılı Kanun’dan sonra bu tazminat davası, kararın tebliğinden itibaren 3 ay ve her hâlde kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde, ağır ceza mahkemesinde açılmalıdır (CMK m. 142). Bu konuda Bursa tazminat avukatı sayfamızda daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

Arama, El Koyma, İletişimin Tespiti ve Hukuka Aykırı Delil

Ceza davalarının önemli bir kısmı, hangi delillerin hükme esas alınabileceği üzerine kurulur. Delilin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması, en az içeriği kadar önemlidir.

Arama ve el koyma

Arama kural olarak hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emriyle yapılabilir (CMK m. 116-119). Ancak konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin emriyle arama yapılamaz. Arama kararında aramanın nedeni, konusu, yapılacağı yer ve zaman açıkça belirtilmelidir. Bilgisayar, telefon ve dijital verilere el koyma ise CMK m. 134’teki özel usule tabidir.

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve teknik takip

Telefon dinleme ve iletişimin kayda alınması, yalnızca CMK m. 135’te sayılan katalog suçlarda, başka suretle delil elde etme imkânının bulunmaması şartıyla ve hâkim kararıyla mümkündür. Bu koşullara uyulmadan elde edilen kayıtlar delil olarak kullanılamaz. Uygulamada tape kayıtlarının içeriği, kime ait olduğu ve doğru yorumlanıp yorumlanmadığı, özellikle uyuşturucu ve örgüt dosyalarında savunmanın merkezinde yer alır.

Hukuka aykırı delil yasağı

Anayasa m. 38/6‘ya göre kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. CMK m. 206 ve m. 217 de hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin reddedileceğini ve hükme esas alınamayacağını düzenler. Usulsüz arama, kararsız dinleme, avukatsız ve doğrulanmamış kolluk ifadesi, zincirleme bütünlüğü bozulmuş dijital deliller bu kapsamda değerlendirilir. Bir ceza avukatının en önemli işlerinden biri, dosyadaki her delilin elde edilme yöntemini tek tek denetlemektir.

Kovuşturma Evresi ve Duruşmada Savunma

Tensip ve duruşma hazırlığı

İddianamenin kabulünden sonra mahkeme tensip zaptıyla duruşma gününü belirler, tanıkları çağırır ve eksik delillerin toplanmasına karar verir. Bu aşamada müdafi, iddianameyi ve dosyanın tamamını inceleyerek savunma stratejisini belirler: Hangi tanıkların dinlenmesi isteneceği, hangi bilirkişi raporuna itiraz edileceği, hangi kayıtların getirtileceği ve hangi hukuki nitelendirmeye karşı çıkılacağı bu aşamada planlanır.

Sorgu, tanık dinleme ve çapraz soru

Duruşmada önce sanığın kimliği tespit edilir, iddianame okunur ve sanığın sorgusu yapılır. Ardından deliller ortaya konur ve tanıklar dinlenir. Müdafi, tanıklara ve bilirkişilere mahkeme başkanı aracılığıyla ya da doğrudan soru yöneltebilir (CMK m. 201). Tanık beyanlarındaki çelişkileri ortaya koymak, çoğu ceza davasının dönüm noktasıdır.

Bilirkişi raporu ve uzman mütalaası

Trafik kazası, dolandırıcılık, bilişim, uyuşturucu ve yaralama dosyalarında bilirkişi raporları ve Adli Tıp raporları belirleyici rol oynar. Taraflar, dosyadaki bilirkişi raporuna karşı kendi seçtikleri bir uzmandan bilimsel mütalaa alarak mahkemeye sunabilir (CMK m. 67/6). Rapordaki eksiklik ve çelişkiler için ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi talep edilebilir.

Esas hakkında mütalaa ve son söz

Delillerin tartışılmasından sonra savcı esas hakkındaki mütalaasını açıklar. Sanık ve müdafii, mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre isteyebilir. Yazılı ve sözlü savunma yapıldıktan sonra son söz her zaman sanığa verilir (CMK m. 216). Bu aşamada beraat talebinin yanı sıra, terditli olarak HAGB, erteleme, takdiri indirim ve seçenek yaptırımlar gibi lehe hükümlerin uygulanması da talep edilir.

HAGB, Erteleme, Uzlaştırma ve Cezayı Etkileyen Diğer Kurumlar

Bir ceza davasında yalnızca “beraat mı, mahkûmiyet mi?” sorusu sorulmaz. Mahkûmiyet ihtimalinin bulunduğu dosyalarda bile, aşağıdaki kurumların doğru zamanda ve doğru şekilde talep edilmesi kişinin hayatını doğrudan etkiler. Bu kurumlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ve CMK’da düzenlenmiştir.

KurumTemel şartSonucu
HAGB (CMK m. 231)2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası; daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyet olmaması; zararın giderilmesiHüküm açıklanmaz; 5 yıllık denetim süresi kasıtlı suç işlenmeden geçerse dava düşer
Erteleme (TCK m. 51)2 yıl veya daha az hapis (18 yaş altı ve 65 yaş üstü için 3 yıl); daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezası almamış olmakCeza infaz edilmez; 1–3 yıllık denetim süresi iyi hâlle geçerse ceza infaz edilmiş sayılır
Seçenek yaptırım (TCK m. 50)1 yıl veya daha az hapis (kısa süreli hapis)Adli para cezası veya başka bir seçenek yaptırıma çevrilir
Takdiri indirim (TCK m. 62)Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarıCeza altıda bir oranında indirilir
Etkin pişmanlık (TCK m. 168, 192, 221 vb.)Kanunda öngörülen suçlarda zararın giderilmesi veya bilgi verilmesiSuça göre cezasızlık veya önemli oranda indirim
Uzlaştırma (CMK m. 253)Şikâyete bağlı suçlar ve kanunda sayılan suçlarUzlaşma gerçekleşirse kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı
Seri muhakeme (CMK m. 250)Kanunda sayılan suçlar, şüphelinin kabulüCeza yarı oranında indirilir
Basit yargılama (CMK m. 251)Asliye cezada, üst sınırı 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası gerektiren suçlarCeza dörtte bir oranında indirilir

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)

HAGB, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün belirli bir denetim süresi boyunca hukuki sonuç doğurmamasıdır. Yargılama sonunda verilen ceza 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise; sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamışsa, mahkeme sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmışsa ve suçun işlenmesiyle oluşan zarar giderilmişse HAGB kararı verilebilir. Denetim süresi yetişkinler için 5 yıldır. Bu süre kasıtlı yeni bir suç işlenmeden ve yükümlülüklere uyularak geçirilirse, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer.

7499 sayılı Kanun ile önemli iki değişiklik yapılmıştır: HAGB için sanığın kabulü şartı kaldırılmış ve HAGB kararlarına karşı başvuru yolu itirazdan istinafa çevrilmiştir (1 Haziran 2024’ten sonra verilen kararlar için). HAGB, memuriyet ve bazı meslekler bakımından mahkûmiyete göre çok farklı sonuçlar doğurduğundan, savunmada mutlaka değerlendirilmesi gereken bir kurumdur.

Hapis cezasının ertelenmesi

Mahkûm olunan hapis cezası 2 yıl veya daha az ise (suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş olanlar için 3 yıl), daha önce kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak şartıyla ceza ertelenebilir (TCK m. 51). Ertelemede HAGB’den farklı olarak hüküm açıklanır ve adli sicil kaydına işlenir.

Uzlaştırma

Şikâyete bağlı suçlarda ve kanunda ayrıca sayılan bazı suçlarda (örneğin taksirle yaralama, hırsızlık, dolandırıcılık ve konut dokunulmazlığının ihlali gibi suçların belirli hâllerinde) dosya önce uzlaştırmacıya gönderilir. Uzlaşma gerçekleşir ve edim yerine getirilirse soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma evresinde ise düşme kararı verilir. Uzlaştırma süreci hem şüpheli hem de mağdur için dosyanın kısa sürede ve kalıcı biçimde çözülmesini sağlayabilir; ancak edimin içeriği ve ödeme planı dikkatle belirlenmelidir.

Etkin pişmanlık ve takdiri indirim

Hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma gibi malvarlığına karşı suçlarda zararın kovuşturma başlamadan önce giderilmesi cezada üçte ikiye kadar indirim sağlayabilir (TCK m. 168). Uyuşturucu suçlarında ise resmî makamlara suç ortaklarının ve maddenin saklandığı yerlerin bildirilmesi cezasızlık veya indirim sonucunu doğurabilir (TCK m. 192). Bunlara ek olarak mahkeme, sanığın geçmişi ve yargılama sürecindeki tutumu gibi nedenlerle cezada altıda bir oranında takdiri indirim uygulayabilir (TCK m. 62).

İstinaf, Temyiz ve Bireysel Başvuru

İstinaf: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi

İlk derece mahkemesinin (asliye ceza, ağır ceza, çocuk mahkemesi) hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bursa’daki ilk derece ceza mahkemelerinin kararlarını Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri inceler. İstinafta yalnızca hukuka uygunluk değil, maddi olayın ve delillerin değerlendirilmesi de yeniden ele alınır; gerekirse duruşma açılarak tanıklar yeniden dinlenebilir.

7499 sayılı Kanun’dan sonra istinaf süresi 2 haftadır ve kural olarak hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren işler (CMK m. 273). Hükümde sadece 15.000 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet varsa karar kesindir (CMK m. 272/3-a).

Temyiz: Yargıtay

Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay’a temyiz yoluna gidilebilir. Temyiz süresi de 2 haftadır (CMK m. 291). Temyiz incelemesi yalnızca hukuka aykırılık yönünden yapılır. Kural olarak ilk derece mahkemesince verilen 5 yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararları temyiz edilemez (CMK m. 286/2). Yargıtay kararlarına Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.

Anayasa Mahkemesi ve AİHM

Olağan kanun yolları tüketildikten sonra, adil yargılanma, kişi özgürlüğü ve güvenliği gibi temel hakların ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi‘ne 30 gün içinde bireysel başvuru yapılabilir. Anayasa Mahkemesi kararından sonra ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 4 ay içinde başvuru imkânı bulunur. Uzun tutukluluk ve tutukluluğun gerekçesiz devam ettirilmesi, bireysel başvuru konusu olabilecek tipik ihlallerdendir.

Ceza Davalarında Kritik Süreler (2026 Güncel)

Ceza hukukunda süreler hak düşürücüdür: Bir gün gecikmeyle yapılan itiraz veya istinaf başvurusu, dosyanın esasına hiç bakılmadan reddedilir. 7499 sayılı Kanun (8. Yargı Paketi) ile pek çok süre 1 Haziran 2024’ten itibaren değişti. Güncel süreleri aşağıda topladık:

Ceza davalarında kritik süreler 2026: gözaltı 24 saat, tutuklamaya itiraz 2 hafta, KYOK'a itiraz 2 hafta, istinaf 2 hafta, temyiz 2 hafta, şikâyet 6 ay, tazminat 3 ay
7499 sayılı Kanun sonrası ceza davalarındaki güncel süreler
İşlemSüreBaşlangıçDayanak
Gözaltı24 saatYakalama anı (toplu suçlarda 3 güne kadar uzatma)CMK m. 91
Gözaltına itirazDerhâlHâkim 24 saat içinde karar verirCMK m. 91/5
Tutuklama ve adli kontrole itiraz2 haftaKararın öğrenilmesiCMK m. 268
KYOK (takipsizlik) kararına itiraz2 haftaKararın tebliğiCMK m. 173
İstinaf başvurusu2 haftaGerekçeli hükmün tebliğiCMK m. 273
Temyiz başvurusu2 haftaGerekçeli hükmün tebliğiCMK m. 291
Eski hâle getirme2 haftaEngelin kalkmasıCMK m. 41
Şikâyet6 ayFiilin ve failin öğrenilmesiTCK m. 73
Koruma tedbiri tazminatı3 ay / 1 yılKararın tebliği / kesinleşmesiCMK m. 142
AYM bireysel başvuru30 günKanun yollarının tüketilmesi6216 s. Kanun m. 47
Dikkat: 1 Haziran 2024’ten önce verilen kararlarda eski süreler uygulanabilir. Süre hesabında adli tatil, resmî tatiller ve tebligatın geçerliliği gibi ayrıntılar da önem taşır. Sürenin son gününü beklemeden avukatınıza danışın.

Ceza Davalarında Dava Zamanaşımı Süreleri

Dava zamanaşımı, belirli bir süre geçtikten sonra devletin cezalandırma yetkisini kullanamaması anlamına gelir. Süre dolduğunda kamu davası düşer. Zamanaşımı süreleri, suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir (TCK m. 66):

Suçun gerektirdiği cezaDava zamanaşımı
Ağırlaştırılmış müebbet hapis30 yıl
Müebbet hapis25 yıl
20 yıldan az olmamak üzere hapis20 yıl
5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis15 yıl
5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası8 yıl

Şüphelinin ifadesinin alınması, iddianamenin düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı gibi işlemler zamanaşımını keser; kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar, ancak toplam süre kanuni sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir (TCK m. 67).

Bursa’da Ceza Davaları Nerede Görülür?

Bursa’da bir ceza dosyasının hangi birimde görüleceği, suçun işlendiği yere ve suçun türüne göre değişir. Mahkemelerin görevleri 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun ile belirlenmiştir.

Bursa'da görevli ceza mahkemeleri: sulh ceza hâkimliği, asliye ceza mahkemesi, ağır ceza mahkemesi, çocuk mahkemeleri, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay
Bursa’da ceza yargılamasında görevli mahkemeler ve kanun yolu mercileri

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı

Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım başta olmak üzere merkez ilçelerde işlenen suçlara ilişkin soruşturmalar Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür. Savcılık ve merkez mahkemeleri, Hacıilyas Mahallesi Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ndeki Bursa Adliyesi binasında (Osmangazi) bulunur. Soruşturma dosyalarının durumu, avukatınız aracılığıyla UYAP Avukat Portal üzerinden; tarafı olduğunuz dosyalar ise UYAP Vatandaş Portal ve e-Devlet üzerinden takip edilebilir.

Bursa sulh ceza hâkimlikleri

Soruşturma evresinde gözaltına itiraz, tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma ve iletişimin tespiti gibi koruma tedbirleri hakkında kararları sulh ceza hâkimlikleri verir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara yapılan itirazları da sulh ceza hâkimlikleri inceler.

Bursa asliye ceza mahkemeleri

Kanunlarla ağır ceza mahkemesi ve çocuk mahkemesinin görevine verilmeyen bütün suçlara ilişkin davalar asliye ceza mahkemelerinde görülür. Kasten yaralama, tehdit, hakaret, basit hırsızlık, mala zarar verme, karşılıksız çek, trafik kazasından kaynaklanan taksirle yaralama, kullanmak için uyuşturucu bulundurma ve nitelikli olmayan dolandırıcılık dosyaları genellikle bu mahkemelerde görülür.

Bursa ağır ceza mahkemeleri

Ağır ceza mahkemeleri, kanunda yer alan istisnalar dışında, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ait dava ve işlere bakar. Ayrıca 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinde sayılan bazı suçlar da cezasına bakılmaksızın ağır ceza mahkemesinde görülür. Kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, yağma, nitelikli cinsel saldırı, örgüt suçları, rüşvet ve zimmet gibi suçlar bu kapsamdadır.

Bursa çocuk mahkemeleri

Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuklar hakkındaki davalar, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca çocuk mahkemelerinde ve çocuk ağır ceza mahkemelerinde görülür. Çocuklar hakkındaki soruşturmalar, Cumhuriyet Başsavcılığının çocuk bürosu tarafından yürütülür ve çocuğun ifadesi mutlaka müdafi huzurunda alınır.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi

Bursa ve çevre illerdeki ilk derece ceza mahkemelerinin kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri inceler. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyiz incelemesi ise Ankara’daki Yargıtay tarafından yapılır.

Bursa ilçe adliyeleri

İnegöl, Gemlik, Mudanya, Mustafakemalpaşa, Karacabey, Orhangazi, İznik ve Yenişehir gibi ilçelerin kendi adliyeleri ve Cumhuriyet başsavcılıkları bulunur. Bu ilçelerde işlenen suçların soruşturması ilçe başsavcılığında yürütülür. Ancak ağır ceza mahkemesinin görevine giren dosyalar, ilçede ağır ceza mahkemesi yoksa yargı çevresinin bağlı olduğu ağır ceza mahkemesinde görülür. Bu nedenle ilçede başlayan bir soruşturmanın kovuşturması Bursa merkezde devam edebilir.

Bursa Ceza Avukatı Olarak Takip Ettiğimiz Dava Türleri

Büromuzda ceza dosyaları, konusuna göre ekipteki avukatlar arasında paylaştırılır ve her dosyanın bir sorumlu avukatı bulunur. Hem şüpheli ve sanık müdafiliği hem de mağdur ve katılan vekilliği yapılan başlıca dosya türleri şunlardır:

Kasten yaralama, tehdit ve hakaret

Kavga, trafik tartışması, komşuluk veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar çoğu zaman kasten yaralama (TCK m. 86-87), tehdit (TCK m. 106) ve hakaret (TCK m. 125) suçlamalarıyla savcılığa taşınır. Bu dosyalarda yaralanmanın “basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir” olup olmadığına dair Adli Tıp raporu, meşru müdafaa ve haksız tahrik (TCK m. 29) savunmaları, uzlaştırma ve şikâyetten vazgeçme imkânları sonucu belirleyen başlıca unsurlardır. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden işlenen hakaret ve tehdit suçlarında ise ekran görüntülerinin delil değeri ayrıca tartışılır.

Uyuşturucu madde suçları

Uyuşturucu dosyalarında en kritik ayrım, eylemin kullanmak için bulundurma (TCK m. 191) mı yoksa uyuşturucu ticareti (TCK m. 188) mi olduğudur. TCK m. 191’de tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi gündeme gelirken, TCK m. 188’de alt sınırı 10 yıldan başlayan ağır hapis cezaları söz konusudur. Ele geçirilen maddenin miktarı ve paketlenme şekli, hassas terazi gibi araçlar, HTS ve mesaj kayıtları, tanık beyanları ve arama işleminin hukuka uygunluğu bu ayrımda belirleyicidir. Etkin pişmanlık (TCK m. 192) imkânı da savunmanın önemli bir parçasıdır.

Hırsızlık, yağma ve mala zarar verme

Hırsızlık (TCK m. 141-142), yağma (TCK m. 148-149) ve mala zarar verme (TCK m. 151-152) suçlarında suçun nitelikli hâllerinin uygulanıp uygulanmayacağı cezayı katlarca değiştirebilir. Örneğin basit hırsızlık asliye ceza mahkemesinde görülürken, nitelikli yağma ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer. Malın değerinin azlığı (TCK m. 145) ve zararın giderilmesiyle etkin pişmanlık (TCK m. 168) gibi indirim nedenleri mutlaka değerlendirilmelidir.

Dolandırıcılık ve bilişim suçları

İnternet üzerinden satış dolandırıcılığı, sahte ilan, kripto para ve yatırım vaadiyle yapılan dolandırıcılıklar, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245) ve bilişim sistemine girme (TCK m. 243) Bursa’da da en sık karşılaşılan dosya türleri arasındadır. Basit dolandırıcılık (TCK m. 157) ile bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması gibi nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) arasındaki fark cezayı büyük ölçüde etkiler. Bu dosyalarda banka hesabını veya hattını “kiraya veren” kişilerin suça iştirak durumu, kastın bulunup bulunmadığı ve para akışının bilirkişi incelemesiyle ortaya konması savunmanın temelini oluşturur.

Trafik kazasından kaynaklanan taksirle yaralama ve öldürme

Trafik kazalarında sürücüler hakkında taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85) suçlamasıyla dava açılabilir. Bu dosyaların kaderini çoğu zaman kusur oranını belirleyen bilirkişi raporu ve Adli Tıp raporu belirler. Kusur raporuna itiraz, kaza tespit tutanağındaki eksikliklerin ortaya konması ve bilinçli taksir iddiasına karşı savunma büyük önem taşır. Kazadan doğan maddi ve manevi zararlar için açılacak davalar hakkında Bursa tazminat avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz. İş kazalarından kaynaklanan taksirle yaralama dosyalarında ise ceza süreci, işçinin iş hukuku kapsamındaki haklarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Aile içi şiddet ve koruma kararları

Aile içi şiddet dosyalarında ceza soruşturması çoğu zaman 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma ve önleyici tedbir kararlarıyla birlikte yürür. Eşe karşı kasten yaralama ve tehdit gibi suçlar şikâyete bağlı olmaksızın kovuşturulur ve ceza artırılır. Uzaklaştırma kararına aykırılık ise zorlama hapsi gerektirebilir. Bu dosyalar genellikle bir boşanma davası, velayet veya nafaka süreciyle iç içe geçtiğinden, ceza ve aile hukuku stratejisinin birlikte planlanması gerekir. Ayrıntılı bilgi için Bursa aile avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

Karşılıksız çek ve güveni kötüye kullanma

Ticari ilişkilerden ve icra takiplerinden doğan uyuşmazlıklar ceza boyutu da kazanabilir. Karşılıksız çek keşide etme suçu 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5‘te düzenlenmiştir ve çek bedelinin ödenmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. Güveni kötüye kullanma (TCK m. 155), mal beyanında bulunmama ve icra dairesine bildirilen malları muhafaza etmeme gibi icra suçlarında ceza süreci, icra takibi ile birlikte yönetilmelidir. Tapu işlemleri ve kira ilişkilerinden doğan dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve mala zarar verme iddialarında ise gayrimenkul hukuku boyutu da göz önünde bulundurulur.

Mağdur ve müşteki vekilliği

Suçtan zarar gören müvekkillerimiz için şikâyet dilekçesinin hazırlanması, delillerin zamanında toplanması, davaya katılma, KYOK kararlarına itiraz, uzlaştırma görüşmeleri ve hükme karşı kanun yollarına başvuru süreçlerini takip ediyoruz. Ceza davası sonucunda ortaya çıkan maddi ve manevi tazminat taleplerini de aynı dosya bütünlüğü içinde yürütüyoruz.

Bursa Ceza Avukatı Ücretleri 2026

Ceza avukatı ücreti; dosyanın türüne ve aşamasına (soruşturma, ilk derece, istinaf, temyiz), suçun ağırlığına, şüpheli veya sanık sayısına, tutukluluk durumuna, dosyanın kapsamına ve duruşma sayısına göre belirlenir. Ücret, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) altında olamaz.

Bunun yanında Bursa Barosu, avukat ile müvekkil arasındaki ücretler için her yıl tavsiye niteliğinde en az ücret çizelgesi yayımlar. Bursa’da ceza davalarında ücretler uygulamada bu çizelge esas alınarak belirlenir. Bursa Barosu Yönetim Kurulu’nun 06.11.2025 tarihli ve 4/43 sayılı kararıyla kabul edilen 01.11.2025 – 31.10.2026 dönemi çizelgesine göre ceza işlerindeki ücretler şöyledir:

Ceza davası / hizmetSanık / şüpheli müdafiliğiMağdur / katılan vekilliği
Ağır ceza ve çocuk ağır ceza mahkemesi davaları180.000 TL135.000 TL
Asliye ceza mahkemesi davaları125.000 TL97.500 TL
Sulh ceza mahkemesinde görülen davalar100.000 TL80.000 TL
Çocuk mahkemesi davaları (suça sürüklenen çocuk müdafiliği)100.000 TL80.000 TL
Ceza soruşturmasında müdafilik veya vekillik50.000 TL50.000 TL
Diğer hukuki yardımlarÜcret
Büroda sözlü danışma (ilk bir saat / aşan her saat)8.000 TL / 6.750 TL
Yazılı danışma (ilk bir saat)10.250 TL
Çağrı üzerine gidilen yerde sözlü danışma (ilk bir saat)12.500 TL
Cumhuriyet savcılığına şikâyet dilekçesi32.500 TL
İstinaf ve temyiz dilekçesi47.000 TL
İstinaf veya Yargıtay duruşmasına katılma66.000 TL
İcra mahkemesinde icra ceza davaları70.500 TL
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru (duruşmasız / duruşmalı)97.500 TL / 125.000 TL
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurusu (duruşmasız)250.000 TL

Kaynak: Bursa Barosu 01.11.2025 – 31.10.2026 Dönemi Avukat-Vekiledenler Arasındaki Tavsiye Niteliğinde En Az Ücret Çizelgesi. Çizelgeye göre ücret peşin ödenir, KDV ayrıca eklenir ve masraflar müvekkile aittir.

Bu tutarlar tavsiye niteliğindeki en az ücretlerdir; kanuni alt sınır ise TBB’nin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir (2025-2026 AAÜT’de asliye ceza davaları için 45.000 TL, ağır ceza davaları için 65.000 TL). Büromuzda vekâlet ücreti, dosyanın kapsamı ve aşaması değerlendirilerek ilk görüşmede belirlenir ve yazılı bir ücret sözleşmesine bağlanır. Harç, bilirkişi ücreti ve tebligat gibi yargılama giderleri ücretten ayrı olarak ve kalem kalem gösterilir; sonradan sürpriz bir kalem çıkarılmaz.

Maddi durumu avukat tutmaya elverişli olmayan şüpheli ve sanıklar, ifade sırasında da dahil olmak üzere baro tarafından ücretsiz müdafi görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m. 150/1).

Bursa’da Ceza Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Neden Adil Hukuk Bürosu?

Adil Hukuk Bürosu, Bursa ceza avukatı hizmeti de sunan ve Osmangazi’de Demirtaşpaşa Mahallesi’ndeki Tüze Plaza’da 10 yılı aşkın süredir hizmet veren, beş avukatlı bir hukuk bürosudur. Büromuz Google’da 115 müvekkil değerlendirmesinde 5,0 puana sahiptir (Ekim 2026). Ceza hukukunun yanı sıra boşanma, aile, miras, gayrimenkul, tazminat, iş ve icra hukuku alanlarında da dosya takip eder. Bu sayede ceza davasıyla bağlantılı tazminat, boşanma veya icra süreçleri tek bir ekip tarafından bütüncül olarak yönetilebilir.

Ceza dosyanızı bir avukatla değerlendirin. Gözaltı, ifade, tutuklama, iddianame veya istinaf aşamasında olun, dosyanızı birlikte inceleyelim ve izlenecek yolu planlayalım.

📞 0506 363 59 06 WhatsApp’tan randevu alın Yol tarifi

Bursa Ceza Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

İfadeye çağrıldım, avukatla gitmem zorunlu mu?

Zorunlu değildir, ancak şüpheli sıfatıyla ifade verirken müdafi bulundurma hakkınız vardır ve bu hakkı kullanmanız şiddetle önerilir. İfadeniz yargılamanın sonuna kadar dosyada kalır. Avukatsız alınan kolluk ifadesi hâkim önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamasa da, ifade öncesinde avukatınızla görüşmek en güvenli yoldur.

Gözaltı süresi ne kadardır?

Kural olarak yakalama anından itibaren 24 saattir. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle, her defasında bir günü geçmemek üzere 3 güne kadar uzatılabilir (CMK m. 91). Terör suçları gibi bazı suçlarda özel süreler uygulanır.

Tutuklama kararına itiraz süresi kaç gündür?

7499 sayılı Kanun ile 1 Haziran 2024’ten itibaren tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz süresi 2 haftadır. Bunun dışında tutuklu kişi her aşamada tahliye talebinde bulunabilir.

İstinaf ve temyiz süresi ne kadardır?

Güncel düzenlemeye göre hem istinaf hem de temyiz süresi 2 haftadır ve kural olarak gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren işler (CMK m. 273 ve m. 291). 1 Haziran 2024’ten önce verilen kararlarda eski süreler uygulanabileceğinden, süreyi mutlaka avukatınızla birlikte hesaplayın.

Bursa’da ceza davaları hangi adliyede görülür?

Merkez ilçelerdeki ceza davaları Osmangazi’deki Bursa Adliyesi’nde bulunan sulh ceza hâkimlikleri, asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde görülür. İnegöl, Gemlik, Mudanya gibi ilçelerin kendi adliyeleri vardır. İstinaf incelemesini Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri yapar.

Ağır ceza ile asliye ceza mahkemesi arasındaki fark nedir?

Ağır ceza mahkemesi, kural olarak üst sınırı 10 yılı aşan hapis cezası gerektiren suçlara ve kanunda sayılan bazı özel suçlara bakar; heyet hâlinde (bir başkan ve iki üye) çalışır. Asliye ceza mahkemesi ise bunlar dışındaki suçlara bakar ve tek hâkimlidir.

HAGB nedir, sabıka kaydına işler mi?

HAGB, 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası verilen dosyalarda şartları varsa hükmün açıklanmamasıdır. HAGB kararı adli sicil kaydında (sabıka kaydında) görünmez; yalnızca yargı mercilerinin erişebildiği özel bir sistemde tutulur. 5 yıllık denetim süresi kasıtlı yeni bir suç işlenmeden geçerse dava düşer.

Ceza davası ne kadar sürer?

Süre; dosyanın türüne, tanık ve sanık sayısına, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Basit dosyalar birkaç duruşmada sonuçlanabilirken, çok sanıklı ağır ceza dosyaları ile istinaf ve temyiz aşamaları birlikte düşünüldüğünde süreç yıllar alabilir. Tutuklu dosyalara öncelik verilir.

Şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?

Yalnızca şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme davayı düşürür (TCK m. 73). Kasten öldürme, nitelikli yaralama, uyuşturucu ticareti gibi re’sen kovuşturulan suçlarda şikâyetten vazgeçilmesi dava üzerinde etkili olmaz; ancak cezanın belirlenmesinde değerlendirilebilir.

Bursa’da ceza avukatı ücreti ne kadar?

Bursa Barosu’nun 01.11.2025 – 31.10.2026 dönemi tavsiye niteliğindeki çizelgesine göre sanık müdafiliği ücreti ağır ceza davalarında 180.000 TL, asliye ceza davalarında 125.000 TL, sulh ceza davalarında 100.000 TL’dir. Soruşturma aşamasında müdafilik 50.000 TL, büroda sözlü danışma ilk saat için 8.000 TL’dir. Tutarlara KDV ayrıca eklenir; kesin ücret dosyanın kapsamına göre ilk görüşmede yazılı olarak belirlenir.

Gece veya hafta sonu gözaltı olursa avukata ulaşabilir miyim?

Evet. Gözaltı ve yakalama saat gözetmez; Adil Hukuk Bürosu’na 7 gün 24 saat 0506 363 59 06 numaralı telefondan veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz. Gözaltındaki kişi avukatıyla her zaman ve tanık olmadan görüşme hakkına sahiptir (CMK m. 154).

Avukat tutacak maddi durumum yoksa ne yapmalıyım?

Şüpheli veya sanık, avukat seçecek durumda değilse baro tarafından ücretsiz müdafi görevlendirilmesini isteyebilir. Ayrıca çocuklar, kendini savunamayacak durumda olanlar ve alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda müdafi istem aranmaksızın atanır. Bursa’da bu görevlendirmeyi Bursa Barosu CMK servisi (0224 272 50 44) yapar.

Avukatla yaptığım görüşmeler gizli midir?

Evet. Avukat, mesleği nedeniyle öğrendiği bilgileri açıklayamaz; bu yükümlülük, vekâlet ilişkisi kurulmamış olsa bile ilk görüşmede paylaşılan bilgileri de kapsar (Avukatlık Kanunu m. 36). Gözaltındaki veya tutuklu kişinin müdafiiyle yaptığı görüşmeler ve yazışmalar da denetlenemez (CMK m. 154).

Ceza davasında beraat garantisi verilebilir mi?

Hayır. Ceza yargılamasının sonucu delillere ve hâkimin vicdani kanaatine bağlıdır. İyi bir ceza avukatı sonuç vaat etmez; dosyanın güçlü ve zayıf yönlerini açıkça ortaya koyar ve müvekkilinin lehine olan her hukuki imkânı zamanında kullanır.

Haksız yere tutuklandım, tazminat alabilir miyim?

Kanuna aykırı olarak tutuklanan veya tutuklandıktan sonra beraat eden ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişi, maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Dava, kararın tebliğinden itibaren 3 ay ve kesinleşmeden itibaren 1 yıl içinde ağır ceza mahkemesinde açılmalıdır (CMK m. 141-142).

Mağdur olarak ceza davasında avukat tutabilir miyim?

Evet. Mağdur ve müşteki, şikâyet aşamasından itibaren bir avukatla temsil edilebilir, davaya katılan olarak dahil olabilir ve hükme karşı kanun yollarına başvurabilir. Cinsel saldırı suçlarında ve alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda mağdura istemi hâlinde baro tarafından vekil atanır (CMK m. 234).

Adil Hukuk Bürosu İletişim ve Ulaşım

Büroda yüz yüze veya online randevu alabilirsiniz. Tüm iletişim seçenekleri için iletişim sayfamızı ziyaret edebilir, hukuki konulardaki diğer yazılarımıza makalelerimiz bölümünden ulaşabilirsiniz.

Bu rehberi kim hazırladı?

Bu yazı, Adil Hukuk Bürosu ceza hukuku ekibi tarafından güncel mevzuat (5237 sayılı TCK, 5271 sayılı CMK ve 7499 sayılı Kanun değişiklikleri) esas alınarak hazırlanmıştır. Son güncelleme: 8 Ekim 2026.

Yasal uyarı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her ceza dosyası kendi somut koşullarına göre değerlendirilmelidir. Süreler ve ücret tutarları yayım tarihindeki mevzuata göre verilmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2026 Adil Hukuk Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
Hemen AraWhatsApp ile yazın